7 Temmuz 2018 Cumartesi

BÜYÜMEK ZOR SANAT


Bastığınız zeminin, ayağınızın altından kaydığını hiç hissettiniz mi?
Her zamanki davranış biçimlerinizin, duygularınızın, düşüncelerinizin işlevsizleştiği oldu mu?
Umut bağladığınız her ne-varsa, birer birer yıkıldı mı?
Umut bağladıklarınız, sizi hayal kırıklığına uğrattı mı?
Ve sürekli kaybettiniz mi?

Demek ki, büyümek vakti gelmiş.

Değişmek, dönüşmek;
Kendine rağmen kendini bir kenara bırakıp, yeniden başlama vakti gelmiş.

Doğru soruyu sorarak,
kendi gerçeklerimiz dışında bir hakikat olduğunu kabul ederek,
alacağımız yanıtların her zaman hoşumuza gitmeyeceğini bilerek,


önyargılardan, peşin hükümlerden vazgeçerek,
hayali senaryolardan uzak durarak,
karşımızdakine kendini ifade etme şansı vererek başlayacağız.

Ve devam edeceğiz…

Gücü başkasında aramadan,
sorumluluklarımızı başkasının sırtına yüklemeden,
neyi neden yaptığımızı tam olarak bilerek,
duygusal boşluklarımızı birileri ile doldurmayarak devam edeceğiz.

Duygularımızı sanat ile besleyecek,
davranışlarımızı akıl ile şekillendireceğiz.
Büyüyeceğiz…

24 Haziran seçimleri sonrası, Muharrem İnce ve seçmenleri arasında yaşanılanlar, bu gerekliliği bir kez daha ortaya çıkardı.

 Ve bana şu soruları sordurdu:

Muharrem İnce ilk defa (bu derece) özne oldu, öğreniyor olamaz mı?

Özne ve nesne bir arada büyüyemez mi?
Siyasetçiler, bu toplumun dışında mı şekilleniyorlar da, toplumdan farklı davranış modeli sergileyecekler?
16 yıldır vekil idi, 50 günde mi kahraman oldu? Bu nasıl oldu?
İnsanlar "sevgilimi özlemedim seni özlediğim kadar" yazacak, "O'nunla yatıyorum, O'nunla kalkıyorum" diyecek, duygusal bağı hangi ara kurdular?
Bu kadar büyük duyguları yüklediler de, 50 dakikada nasıl sildiler?


Peki ya, hayali hikayelere neden inanıldı? Zihnimizi mafya dizilerine mi kaptırdık?

En önemli sorum: Bütün bunlar Kemalizm’in neresinde var?

Kabul, büyümek zor sanat.
Ama kaçınılmaz…
Vakti geldi…

0 yorum:

Yorum Gönderme