21 Temmuz 2018 Cumartesi

SANAT HAKİKATE GÖTÜRÜR



Özgürlük, bağımsızlık, adalet, eşitlik, bilim, sanat, gelişim, öncülük, strateji, biraradalık, karşılıksız sevmek, haksızlığa boyun eğmemek, mücadele etmek...

Bu kültürel kodlar, 
Atatürk Cumhuriyeti’nin hakikati idi, Cumhuriyet’in kurulduğu o günlerde.



Bu günlerde hakikat, Atatürk Cumhuriyeti’nin yok edilmesi.

Evet. Rejim değişti. Bir gecede mi?
Hayır. 16 yıldır, adım adım…

İş insanları…
Sizler paranızın derdine düşmüştünüz o zamanlar.
Holdinglerinizin, kuracağınız şirketlerinizin kâr maksimizasyonu ile ilgileniyordunuz,varlık sebebiniz olan bütün değerler tek tek yok edilirken.
Yok edenler ile ticari işbirlikleri yapmakta hiç bir sakınca görmüyordunuz üstelik.
Atatürkçü’yüm diyordunuz, birde.

Koca koca mal varlıklarınızın içinden,
koca koca “korku”lar çıktı.

Evet. Rejim değişti. Bir gecede mi?
Hayır. Adım adım…

Bilim insanları-akademisyenler,
Siz ünvanlarınızın peşindeydiniz o zamanlar.
Yer yerinden oynuyordu da, size ulaşmıyordu.
Yeterince bilimsel değildi herhalde, özürlüğü yitirmek.

Oysa ki bir zamanlar, nasılda özenirdik sizlere.
Nasılda aydın, ilerici, akıllı, olgun görünürdünüz göze…

Koca koca profesörler, üstün zekâlar, ileri algılar…
koca koca “boş”luklar ile “ben”cillikler çıktı, içinizden.

Hepinizin dilinde aynı cümle vardı:
“E, biz olmazsak birileri gelecek. Ne yapalım”
Kulaklarınız tıkalıydı, sürekli duyduğunuz şu cümleye:
“Bugün susarsan, yarın hangi hakla konuşacaksın? Bugün özgürlüğünü yitirdiğinde, yarın ne anlamın olacak?”

Mücadeleyi sokaktaki, medyadaki, barodaki, üniversitedeki bir avuç insana yıkmış, köşelerinize çekilmiştiniz.
Atatürkçü’yüm diyordunuz, birde.

Rejim değişti.

Peki sanatçı, sana ne oldu?
Atatürk Cumhuriyet’i değil miydi Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz. Hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat sanatkâr olamazsınız” diyerek seni başa taç eden.

Sadece merak ediyorum:

Hiç mi aşık olmadınız bu ülkede,
Yediğiniz balıkların, içtiğiniz suların,
izlediğiniz gün batımlarının hiç mi hakkı yoktu üzerinizde.

Keyfini çıkarttığınız Akdeniz sularının,
Ege’nin rüzgarının, sahillerinin (ki Ege adalarımız işgal altındalar şu an)
Yedi bölgesinin bu ülkenin…
Üzerinde yatırım yaptığınız,
Kasabasından gelip, üniversitesinde bilimadamı olduğunuz Atatürk Cumhuriyeti’nin hiç mi hatırı yoktu.

Bağlarınız ne zaman koptu ülkenizin hakikatiyle?
Zeka, bilgi, güç, akıl hangi düzlemde anlamlıdır?
Hangi düzlemde toplumsallık  ve saygınlık kazanır?

Ama kabahat bizim. 
Değer verdik sizlere.
Takdir ettik.
Ciddiye aldık.
Yeri geldi özendik.

Oysaki, “Köylü milletin efendisidir!” demişti.
Sosyo-kültürel derinlik, sosyo-ekonomik prensip içeriyordu, bu söz.
Anlayamadık. 
Tuttuk, sizlere değer verdik.


Sonuç olarak bugünün hakikati: Rejim değişti.
Çıkın artık sanal gerçeğinizden!

#cumhuriyet #türkiyecumhuriyeti #Atatürk #bağımsızlık

0 yorum:

Yorum Gönder