15 Ekim 2018 Pazartesi

ÇÜRÜYEN KAVUNLAR İÇİN SON HAFTA

Merve İşeri’nin Krank Art Gallery’de sergilenen sergisi “Çürüyen Kavunlar” 20 Ekim'de son buluyor. 


Hernessing Body, Tuval üzerine yağlıboya, pastel ve akrilik,170x130 cm,2017 

Sorgulama ve insan doğasını inceleme ihtiyacı içinde olan ve felsefeyi araç olarak kullanan sanatçı, felsefe sayesinde gerçekliklerle kurduğu ilişkiyi farklı sembollerle dışa vuruyor. Serginin temelini oluşturan dört resim ile bedenimizin asli ve kaçınılmaz görevi olan dünyayı sindirme ve onun içinde yaşamayı ele alıyor.

 


Çürüyen Kavunlar, kişisel gelişim ve ‘gelişmekte olma’ haline yönelik bir methiye niteliğindedir. Küratörlüğünü Nicole O’Rourke’nin üstlendiği sergi, hayatın aynı anda hem şerbetsi bir sululuk hem de bir kokuşmuşluk içerisinde, zamanın durdurulamazlığı ve sürekli kendini yenilemesiyle ilgilidir.
Çürüyen Kavunlar dört resim üzerine kurulmuştur; bunların her birinde, biçimsel olarak yabancı duran bedenler tasvir edilmektedir. Hayalvari bir dünyaya yerleştirilmişlerdir ancak, Merve’nin resmettiği yaratık figürleri açık bir şekilde dişi figürlerdir. Dört sayısı dünyevi bir sayıdır: dört element, ayın dört evresi, dört mevsim, dört ana yön... Dört sayısı içerisinde yerleşik bir mantık vardır. Bunun yanında yeryüzü ve onun sakinlerini kapsayan, onlardan yola çıkan ve onlar üzerinde gerçekleşen daimi bir değişim halini yeğ tutma söz konusudur.
Sanatçı, çalışmalarında insan bedenine odaklanırken insanın doğayı kendi fiziksel bedeni üzerinden algıladığı gerçeğine işaret etmektedir. Eserlerinin bazı köşelerine bedenin farklı parçalarını saklayan sanatçı, sürekli kendini eksik hisseden insana sahip olduğu gücü hatırlatmak için kusursuz bedensel bütünlüğünü vurgulamak istemektedir
Merve’nin figürleri, bu dünyevi değişimlerin sırdaşı olan bir bedende yaşamı temsil etmekte, zamanın akışını ve olayların gelip geçişini önleyememek halini betimlemektedir. “Gut” [Bağırsak] (2018) merkezi bir figürdür; “Gut”, duyguları harekete geçiren, kişiler arası ilişkileri ilerleten, değişimi besleyip büyüten ve sindirilmesini sağlayan, kişiye has sesi ve içgüdüleri temsil eder. “Gut” tüm figürler arasında en insanvari olandır ve en öne çıkan uzvu elidir. Aynı eserlerde kurmaca bir alfabeyi andıran şekiller de dilsizliğin dili olarak karşımıza çıkar. Gücümüzü keşfetme yolunda yavaşlayıp daha iyi birer dinleyici olabilmemiz adına bize alternatif bir dil önermektedir.
“Caressing Body” [Sevecen Beden], “Harnessing Body” [Dizginleyen Beden] ve “Growing Body” [Büyüyen Beden] adlı çalışmalar dinleme sürecinin, zamanla dönüşmenin, beden dışı ve beden içi bütün huzursuzluklarını ve çirkinliklerini öğrenmenin resimleridir. “Caressing Body”de su ve toprak gibi elementleri bedeninin içine doğru çektiği izlenimi veren bir figür gösterilmektedir. Bu figür, diğerlerinin arasında, kulakları en belirgin olandır: o dinlemektedir. “Harnessing Body” çalışmasında tek gözlü bir figür resmedilmiştir ve bu, görme yetisine sahip tek figürdür; o görmektedir, ama bakışı sınırlandırılmıştır. “Growing Body” adlı çalışmadaki figürün uzuvları orantısızdır. Başı yana dönük ve hareket halinde gibi gözükürken bedeni ileri dönüktür. O, zaman içinde hareket etmektedir, büyümekte ve deneyimlemektedir.
Bir araya geldiklerinde, bu çalışmalar bedenimizin asli ve kaçınılmaz görevi olan dünyayı sindirme ve onun içinde yaşamayı ele almaktadırlar. Bunun yanı sıra, gelgit ve iniş çıkışlara izin vermenin, çevresel ve sosyal duyarlılıklara sahip olarak her zaman ayakları yere basan bir duruş sergilemenin önemine işaret etmektedir.






0 yorum:

Yorum Gönder