24 Kasım 2018 Cumartesi

ROBOTS

Keşke 100 yıl sonra, bugünkü ben olarak hayata gelsem.
Bugünlerin, insanlık tarihinde nasıl yorumlandığına şahit olsam.
 Ve keşke bugün “dijital dönüşüm, kültürel zeminde insanoğlunu bilinç ötesine taşıyor”  diye düşünsem ve düşündüğüme inansam.
Ama bugün, başka türlü bir şeyler var.
Daha önce yaşanmamış.
Deneyimlenmemiş...

Sanayi devrimlerinde, insanın karşısında makine vardı.
Robot Devrimi, Endüstri Devrimi, Dijital Devrim  adına ne derseniz deyin.  Bu Devrimde insanın karşısında, insansılaştırılmış makineler var.
Robotlar...
 

Peki ya...
Dünya’da Robotları kim üretiyor?
Türkiye üretiyor mu? 

Dünya’da Robot üretim altyapısına kim sahip?
Türkiye sahip mi? 

Dünya’da Robotları kim ihraç edecek?
Türkiye edecek mi? 

Global ölçekte robotlaşma planlamasını kim kontrol edecek?
Türkiye’nin karar yetkisi olacak mı? 

Bütün bunları bir kenara bırakalım. Yazının altındaki FAYDALI BİLGİLERİ de dikkate alarak, 2 yıl sonra dijitalleşmenin, robotlaşmanın, otomasyonun -ne derseniz deyin- tamamen hayatımıza girdiğini düşünelim.

Hayat nasıl şekillenecek? Hazırlanıyor muyuz?   



Sendikalar, “robot işçi” lere hazırlar mı?
Hukuk sistemine, “robot hukuku”  girecek mi? 

İşin içine patronlar girdiğinde...Onların tercihlerinin her zaman “kâr” olduğunu biliyoruz.
Robotların sağladığı emek-zaman tasarrufu dikkate alındığında, insan işçi’den çok robot işçi’yi tercih edecekleri AÇIK.

Patronlar, devlet eli ile “robot işçi hakları”nı yasalaştıracaklar mı?
Bu durumda, robot işçilere karşı insan işçilerin haklarını savunacak altyapılar nasıl oluşturulacak?


Holdinglerde Genel Müdürler, CEOlar, Kurumsal İletişim Direktörleri...
Toplantı odasında, patron koltuğunda ROBOTun oturmasına, 
her yerde Robot Patron tarafından takip edilmeye, 
talimat almaya, makine tarafından yönetilmeye hazırlar mı?
 


Başka bir açıdan daha bakalım:
 
9 Kasım’da Çin’de yapılan Dünya İnternet Konferansı’nda yapay zeka haber sunucusu kullanıldı ve izleyicilerin robotu gerçek insandan ayırt etmekte güçlük çektikleri söyleniyor.
Sergilerde küratör robotlar tarafından bilgilendirilmeye,
robot müzisyenlerden kurulu orkestraları dinlemeye,
robot yazarlardan imza almaya hazır mıyız,
ve insan mı, robot mu ayırt edememeye? 

Bu devrimde insan nereye konumlandırılıyor? 

Türkiye, Türk insanı nereye konumlandırılıyor? 

Konumlandırma” kararını başkalarına mı bırakacağız yoksa kendi kararlarımızı kendimiz mi vereceğiz. Seçiminiz hangisi?

“Başkalarına bırakmak” ise, söylenecek söz yok. 

“Kendi kararlarımızı kendimiz vereceğiz” ise, tek yol var:
Aklımızı, bireysel çıkarlarımıza ve hedeflerimize değil, kendimizi bir kenara bırakarak ÜLKEMİZE devşirmek.

 Sizce başarabilir miyiz?
 



FAYDALI  BİLGİLER:
TÜRKİYE’de;
Ekim ayı enflasyon oranı 25,24 
DİSK-AR Eylül 2018 Raporuna göre, işsizlik oranı %17,1

TÜRKİYE;
Dünya Ekonomik Forumu “Eğitim Kalitesi 2018” Raporuna göre:
Eğitim kalitesi bakımından 137 ülke arasından 99. sırada.

Dünya Adalet Projesi Hukuk Üstünlüğü Raporu’na göre:
Hukuk üstünlüğünde 113 ülke arasında 101. sırada.

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonuna göre:
Sendikal haklar sıralamasında en kötü 10 ülke arasında.   


 #sergi #sanatçı #galeri #artgallery #exhibiton #art #artist#contemporary #contemporaryart#exhibition #news #artnews #buart #robots #robotics

0 yorum:

Yorum Gönder