29 Aralık 2018 Cumartesi

UFUK BARIŞ MUTLU İLE YARATICI ENDÜSTRİ VE EKONOMİ ÜZERİNE



Ufuk Barış Mutlu, Genç Kuşağın dikkatleri üzerine çeken sanatçılarından… Tasarımcı ve medya sanatçısı…
Sadece eser üreten bir sanatçı olarak değil, sanat meseleleri üzerine düşünen ve tartışan bir noktada duruyor. 
Buradan hareketle, Ufuk Barış Mutlu ile Yaratıcı Endüstri üzerine, hem konuya yabancı olan okurlarımızın, hem de Yaratıcı Endüstri aktörlerinin faydalanabileceği bir söyleşi gerçekleştirdik.   
Ufuk Barış Mutlu
https://www.ubarismutlu.com adresinden sanatçının eserlerini izleyebilir, kendisini daha yakından tanıyabilirsiniz. 

1- “Yaratıcı Endüstri” nedir? 
İşlenmiş veri, yani bilgi ve bu bilginin farklı disiplinlerden tecrübeler ile birleşmesinden ortaya çıkan ticari faaliyetler. Nispeten yeni bir bir çerçeve olduğu için birçok farklı tanımlama ile karşılaşabiliriz. O nedenle tasarım, moda, sanat, sinema, müzik, yayıncılık, yazılım, video, performans sanatları ve video oyunları gibi alt sektörler ile örneklendirebilirim. 
"Üretime ket vuran en ciddi etken, o üretimin masrafları ile boğuşuyor olmak."
2- Yaratıcı Endüstrinin gelişim süreci nedir? 
Alışık olduğumuz bir örnek üzerinden ilerleyebiliriz, mesela bir kitabın üretim süreci. Bir yayını fizikselleştirmek için iki seçeneğim var. Birincisi, şahıs yayıncı olarak tüm masraflarını üstlenmek ve bandrolsüz olarak basıp, dağıtmak. İkinci seçeneğim ise bir yatırımcı (Bu örnek için yatırımcının bir yayınevi olduğunu düşünebiliriz) ile anlaşmak ve bu sayede masrafları düşünmeden kitabı bastırmak ve hukuk, lojistik gibi ikincil meseleleri düşünmeden yalnızca projeye odaklanmak. Ama pek az yatırımcıdan karşılıksız destek alınabileceği için, ortaya çıkan proje masrafının amorti edilebilmesi ve hatta kâr sağlanması yatırımcının kaygıları arasında olacaktır. Ve her ülke, her tip üretimin kazanç sağlayabileceği pazara ve kültürel tüketim düzeyine sahip olmayabilir. Bu noktada, zamanının ve coğrafyasının ötesindeki üretim bu tip kaygıların altında kalabiliyor ve ne yazık ki üretilemiyor. 
Her yaratıcı birey, üretimlerini ticarileştiremiyor ve/veya ticarileştirmek istemiyor olabilir. Ama üretimin devamlılığını sağlayabilmek için hemen hemen her yaratıcı endüstride prodüksiyon bedellerinin karşılanabiliyor olması gerekli. Üretime ket vuran en ciddi etken, o üretimin masrafları ile boğuşuyor olmak. 
Fenakistiskop:Feza, Ufuk Barış Mutlu, Deniz Derbent, Erdem Kahraman,Installation,New Media Arts

3- Yaratıcı Endüstrinin bileşenleri nelerdir? 
.    1)  Herhangi bir sosyal ve ticari baskı altında olmaksızın üreten yaratıcı bireyler ve kolektifler. 
.    2)  Bu üretimleri kâr amacı olsun/olmasın fonlayan ve döngüsel ekonomiye sokan kişi ve kurumlar. 
.    3)  Ortaya çıkan üretimleri tüketen kültür ve entertainment* müşterileri. 
*Her ne kadar Türkçesini kullanmak istesem de, dilimizdeki yaygın karşılığı olan “eğlence” yaratıcı endüstri ürünlerini bayağılaştırabiliyor. 
Medya sanatı üretimleri yaptığım için örnekleri alanımdan vermek isterdim. Ama hem medya sanatlarının hem de yaratıcı endüstriler tanımının tazeliği sebebiyle biraz önceki kitap örneği gibi geleneksel mecralar üzerinden devam etmeyi tercih edeceğim. Böylece okuyucularınız, hem kendilerinin hem de halihazırda aşina oldukları mecraların yaratıcı ekonominin bir parçası olduklarını daha rahat görebilirler. O zaman biraz önce tanımladığım bileşenler şöyle örneklenebiliyor: 
.    1)  Ana akım dışında üretim yapan bir müzisyen. 
.    2)  Bu müzisyene minimum yatırım ile dijital albüm yaparak çıkış şansı veren bir plak şirketi. 
.    3)  Bu albümü, dijital müzik platformlarına ödeme yaparak ve canlı performanslara bilet satın alarak dinleyen kültür tüketicisi. 
4- Yaratıcı Endüstrilerin ekonomide yeri nedir? 
Görebildiğimizden çok daha büyük. Katma değer ekonomisi olan, yani basit ticaretin yanında yaratıcı içerik ihraç edebilen ve kültür franchiseı verebilen ülkelerde ciddi yüzdelere hakim. Sorularınız beni alanıma kısıtlamadığı için konuya çok daha geniş bir perspektiften bakabiliyorum. YouTube çoğumuzun aşina olduğu bir örnek. Evinde kendini albümünü kaydedip bu platformda yayınlayan ve bilinirlik ile birlikte para kazanmaya başlayan bir müzisyenin de, değerlemesi 90 milyar Amerikan Doları’nın üstünde olan YouTube’un kendisinin de bu endüstrinin bir parçası olduğunu görebilirsiniz. Burada, yaratıcı endüstrilerin içerik devamlılığını sağlamak için kendi içerik üreticilerine yatırım yapan düzenlere sahip olduğunu fark edebiliriz. YouTube sizi başka yöntemlerle ulaşamayacağınız bir kitle ile buluşturabilir ve bu birliktelikten ekonomik kazanç sağlayabilirsiniz. Ama bir yandan YouTube’un kendisi de bu birlikteliği temel alan bir iş modeli üzerine kuruludur. 
No:8, Ufuk Barış Mutlu,Deniz Derbent, Hazal Döleneken,Ege Selçuk, Meltem Şahin,Installation,New Media Arts

"yaratıcı endüstrilerde üretim yapan bizlerin                                                                            
bu ülkeye şans vermesi ve pozitif taraflarına bakması gerekli." 
5- Ülkemiz ekonomi politikalarında, Yaratıcı Endüstriler yeterince yer alıyor mu? Geliştirilmesi gereken noktalar var mı? 
Eminim Birleşik Krallık’ta da geliştirilmesi gereken noktalar vardır, her zaman olacak. Türkiye’yi bu konuda kötülemek gerçekten çok kolay. Çünkü dünya kalitesinde iş üreten kişi ve kurumlara da sahibiz ve bu insanların yüksek beklentilerinin ve yurt dışı kıyaslamalarının memnuniyetsizliğe dönüşmesi çok doğal. Bu sebeple durumumuzu kötülemeyeceğim, iyi işler üretmeyen insanların yokluğunda çok daha verimsiz olabilirdi. Emin olun, bunu tartışıyorsak ve hala üreten yüzlerce insan varsa durum iyileşebilir. Potansiyel gerçekten yüksek, ve yaratıcı endüstrilerde üretim yapan bizlerin bu ülkeye şans vermesi ve pozitif taraflarına bakması gerekli. Türkiye ekonomik politikalarının katma değerli ürün ve hizmetlere odaklı olduğunu düşünmüyorum, ama bu tip faaliyetlerin önünü açacak özel sektör ve devlet fonları da mevcut. 
En ciddi sorunlarımızdan biri, fikri mülkiyetin ve yaratıcı endüstri ürünlerinin bazılarının “para karşılığında” alınması gerektiğini hâlâbilmiyor olmamız. Sanatın, müziğin, performansın, video oyunlarının ve tasarımın bedava olmadığını ve olmaması gerektiğini öğrenmeliyiz. Mal ve materyale ödeme yapan, ama fikir, hizmet, danışmanlık ve deneyime para vermek istemeyen bir toplumuz. Türkiye’nın karmaşık gelir düzeyini ve enterainment*sektörünü ilgilendiren bazı yüksek vergileri düşündüğümüzde birçok yaratıcı endüstri ürününün çoğunluk için pahalı olabileceğini kabul ediyorum. Dijital ürünlerde uygulanan yerel fiyatlandırma politikalarının başarısını diğer endüstrilere uygulamayı düşünebiliriz, ama çok geniş bir sektörden bahsettiğimiz için her branş için ayrı ayrı fikir yürütülmeli. 
6- Dünyada Yaratıcı Endüstrilerin konumu ve durumu nedir? 
YouTube modeline geri dönelim. Dünyanın en çok kullanıcıya sahip enterainment*platformu, sahip olduğu altyapıyı kullanıcılarına ücretsiz sunuyor, ve başka kaynaklardan elde ettiği geliri “iyi” içerik üreticileri ile paylaşıyor. Buna benzer “ortaya çıkış” şansları dünyadaki yaratıcı endüstrilerin birçoğunda mevcut. Hem eğitim enstitüleri, ilgili bakanlıklar, yatırımcılar ve iş birlikçilerin çeşitliliği ile ulaşılabilirliği daha fazla, hem de bilinçli kültür tüketicisi sayısı. “Dünya” çok büyük. Ama yaratıcı endüstriler dediğimizde aklımıza gelen birkaç ülkeyi düşünürsek: “Konum”, ekonomilerinden ciddi paylar almakta. “Durum” hakkındaki düşüncem ise, işleyen ve gitgide daha çok üretici ile tüketiciyi bünyesine dahil ettiği yönünde. 

“kendi kendini fonlayabilmek” için işin 
ticari boyutunu düşünmeye başlıyorsunuz."  

7- Peki, yaratıcı endüstri ve ekonomi üzerine düşünmeye nasıl başladınız?
Yaratıcı endüstri tanımı ile karşılaşmamın sıklığı, medya sanatları ve enstalasyon çalışmalarımın nasıl ticarileşebileceğini düşünmeye başlayışım ile arttı. Tahmin edebileceğiniz gibi sanat üretimi yapan insanların tutkusu, ticari kaygılarından önce geliyor. Alanına “ben bu işten para kazanırım” diyerek giren bir medya sanatçısı görmedim. Genel motivasyon, haz alınan disiplinleri bir araya getirmek veya tasarımın ticari yönlerinde görülen “alıcı bulma kaygısından” uzakta üretmek oluyor. Medya sanatları ve işlerim arasında görebileceğiniz kinetik heykeller, üretim maliyetleri yüksek işler. Türkiye gibi dalgalı bir ekonomi içerisinde, tamamı ithal materyaller kullanmak zorundasınız. Yeni işler ürettikçe, bir sonrakinin prodüksiyon maliyetini sağlayabilmek, yani “kendi kendini fonlayabilmek” için işin ticari boyutunu düşünmeye başlıyorsunuz. Belki de aynı zamanlarda profesyonel olarak görsel iletişim tasarımı hizmeti vermeye başlamış olmam, konunun ticari yönünü düşünmemin önünü açan etkenlerden birisidir. Başka bir etkinin de tez projem olduğunu söyleyebilirim. Anadolu’ya özgü üç el aletinin tipoloji çalışmasını yaptığım “Balta, makas, çekiç” isimli kitap. Sayesinde, hem ülkenin tarihindeki sanat ve ticaret korelasyonu ile, hem de yurt dışında oldukça iyi uygulanan bir model olan kültür ürünlerini modern pazara uyarlama teknikleriyle tanıştım. 

Fenakistiskop:Lindenmayer, Ufuk Barış Mutlu,Deniz Derbent,Doruk Kumkumoğlu Installation,New Media Art

8- Yaratıcı endüstri kapsamında sizin çalışmalarınızı nasıl tanımlayabiliriz? 
Tüm sorularda da değindiğim gibi, yaratıcı endüstrinin kapsamı çok geniş. Her ne kadar şu sıralar fazla ve anlamı dışında kullanılan kelimeler olsa da, ürettiğim işleri “çok disiplinli” veya “disiplinler arası” sıfatlarıyla tanımlayabilirim. Ki bunu asla bir öz övgü olarak kullanmam, zira her tasarımcı ve sanatçının birbirinden farklı disiplinlerde uzmanlaşması gerektiğini düşünüyorum. 
Yaratıcı endüstrilerin içinde bulunduğum görsel tarafında, branşlaşmanın gittikçe azaldığını ve iyi işler üreten insanların birçok farklı alana duydukları ilgiden beslendiklerini görüyorum. İç içe olduklarını düşünsem de işlerimi iki başlığa ayırabilirim. Görsel iletişim tasarımı altında; marka kimliği, illüstrasyon, baskı gibi grafik işler ile ürünler çalışıyorum. 
Medya sanatları altında ise kinetik heykeller ve mimari enstalasyonlar. Dokunduğum materyaller kağıttan, PCB levhalara; araçlar ise füzenden CNC tezgâhlara uzanabiliyor. Ve bu projeler ticari veya kâr amaçsız da olabildiği gibi, tekil veya kolektif de olabiliyor. 
9- İzleyici ile buluşmayı bekleyen yeni çalışmalarınız var mı? 
Tabii ki. Üretim bekleyen kinetik heykel fikirlerini eskizliyorum ara sıra. Prodüksiyonlarını birlikte gerçekleştirebileceğim destekçilerin arayışındayım. Ama bu aralar ağırlık verdiğim taraf görsel iletişim tasarımı ve tamamen ticari projeler. İşte yaratıcı endüstrilerin nispeten yeni alanlarındaki terazi böyle işliyor! Tutkuyla başlayıp üzerinden gelir elde ettiğiniz işler ve gelir elde etmek için tutkularınızdan kırıntılar serpiştirdikleriniz.
---------
Yılın son söyleşisini gerçekleştirdiğimiz Ufuk Barış Mutlu'ya  teşekkür ediyorum. 
Söyleşi ile ilgili düşüncelerinizi bizimle paylaşmayı ihmal etmeyin.







0 yorum:

Yorum Gönder