27 Ocak 2019 Pazar

DIJITAL TUTSAKLIK

Sanatın toplumsal değişimlerden, güncelden etkilenmemesi mümkün değildir, eğer sanatçı görüyor, duyuyor ve düşünüyorsa...
Genç kuşağın, gören, duyan ve düşünen sanatçılarından biri Erhan Us.

"Dijital Tutsaklık" sergisi ile  içinden geçtiğimiz dijitalleşme sürecinde bakışımızın, algılarımızın ne yönde etkilendiğini sorguluyor ve sorgulatıyor. 

Hepimizi yakından ilgilendiren "Dijital Tutsaklık"ı okuduktan sonra, yorumlarınızı bizimle paylaşın. 
Erhan Us
  

Burcu Uğur (BU): Erhan Us kimdir, hayata hangi noktadan bakar?

Erhan Us (EU): 1987’de Ankara’da doğdum. Öğrenimim Bilkent Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji ve Anadolu Üniversitesi Felsefe üzerine. Görsel sanatlar, sanat tarihi, kavramsal illüstrasyon gibi alanlara da açılmaya özen gösteriyorum.

Ağırlıklı olarak Turizm sektöründe hizmet veren, 2017’de kurduğum, uluslararası marketing grubum AD1644’te CEO olarak görev yapıyorum. Aynı zamanda çağdaş sanat ve fotoğraf çalışmalarım da hayatımın merkezini oluşturuyor.

Hayata baktığım noktadan şöyle söyleyebilirim; “İnsanların her gün yapıp farkında olmadığı şeylere yeterince uzun bakarsanız, kimsenin görmediği sebepler ve düzenler görürsünüz.”

Burcu Uğur (BU): ‘Dijital Tutsaklık’ konusunu neden seçtiniz?

Erhan Us (EU): Konuyu, profesyonel ve iletişimin evrimi üzerine gözlemlerim doğrultusunda, bir eleştiri olarak ortaya koymayı tercih ettim.

Takip etmemiz gereken gündemler, elimizde ileri teknolojiler var. Ama biz, ne kadar iyi göründüğümüzle, kavramların içini boşaltmakla, hızlı tüketmekle ve aptallaşmakla meşgulüz.

Onaylanma ihtiyacına bağımlı bireylere dönüşüyoruz. Sosyal medya, bizi kendi magazin programımızın yıldızı gibi hissettiriyor. Psikiyatrik rahatsızlıklar literatüründe selfie bağımlılığı gibi teknolojik arzular da çoktan yerini aldı. 'An’ı ölümsüzleştirmek ile “Bu fotoğraf ‘like’lanır” bağımlılığı arasındaki çizgiyi vurgulamak adına bu eleştiriyi yapmak benim için önemliydi.

Eş zamanlı yayımlanan ‘Dijital Prestij’ kitabım da sosyal medya, teknoloji ve insan, marketing başlıklarını içeriyor. Özetle bu sergi, kitaptaki birkaç yazının görsel izdüşümü diyebiliriz.


Burcu Uğur (BU): Dijitalleşmenin, yaratıcılık üzerinde etkisi var mı? Var ise, ne yönde?

Erhan Us (EU): Dijital, işlerimizi kolaylaştırıyor da olsa, insanın alışkanlıklarından kopması oldukça zor. Kimileri için kâğıda dokunmak ilham kaynağı olmaya devam eder, kimileri yeteneğini tabletine yansıtır. Şahsen yaratıcılığın ateşini felsefe yazılarım sırasında görsel çağrışımlar şeklinde yaşıyorum. En çok önemsediğim kısım da bu: eserin başlı başına bir manifesto olması.

Burcu Uğur (BU): Eserlerinizde dijital dünyada insan davranışlarına yer veriyorsunuz. Dijitalleşme insan davranışlarını nasıl etkiliyor?

Erhan Us (EU): Çağımızın teknoloji getirileri arasında dijital, yeni gerçekliğimiz. Aslında sadece herhangi bir şeyi yapma şeklimizi değiştiriyor. İçeriği veya sonucu değil.

Tarihi bir kişilik düşünün, günümüzde uyanıp televizyonu görse, bunun bilgi paylaşımı veya propaganda amaçlı kullanılabilecek büyülü bir araç olarak tanımlar. Şimdi de en çok izlenenler listesini gözünüzde canlandırın. Burada yanlış, statü endişelerinin, toplumsal kabul problemlerinin sosyal medya üzerinde bir yarışa dönüşmesi. Yani imkanları yararlı biçimde kullanamamak. 

Dijital Ölüm, Erhan Us

Burcu Uğur (BU): Bu etkileşimde siz nerede duruyorsunuz?

Erhan Us (EU): Instagram..vb. ağlarda ben de ciddi zaman geçiriyorum. Ancak bakmadan duramamak, her mesajı anında cevaplamaya çalışmak, yorumlarla anında etkileşime girmek; bireyi ciddi anlamda kaygı bozukluğu eksenine oturtuyor. Özellikle üretken bireylerin sosyal medyada olması sorun değil. Sorun, insanların iş yapamaz hale gelecek derecede telefonlarına bakmadan yaşayamaz hale gelmeleri. İşim gereği, sosyal medya yönetimi, grafik tasarım, fotoğraf, stratejik marka yönetimi..vb. için cihazlarım ile senkronize bir hayat yaşıyorum.

Farkına varmamız gereken sapkınlık şurada; yüz yüze iletişimde kendimizi yalnızlaştırıp, sanal iletişimde tanımadığımız kişilerin onayına ihtiyaç duymak.

Araçların amaç olarak görüldüğü her an insanlık çok büyük kayıplar yaşadı, yaşamaya da devam edecek.

Burcu Uğur (BU): Dijitalleşme hangi noktaya evrilecek?

Erhan Us (EU): İşleri yapma biçimimiz değişiyor derken tam olarak kastım bu. Dijitalleşme aslında herhangi icat, yenilik gibi. Sadece herhangi ihtiyaç / operasyonu farklı bir boyutta ilerletmemizi sağlıyor. Bu yüzden kendi içeriği tek başına bir şey ifade etmiyor. Onu, işe yarar konularla doldurursak insanlık ileri, anlamsız TV programları gibi veya manipülatif boş içeriklerle doldurursak insanlık geri gidecek. Dolayısıyla bu biraz toplumun, biraz da sektöre yön veren CEO’lar ve yazılımcıların elinde.

Kitapta dijital evrim ve yapay zekanın gidişatı üzerine de ayrıntılı tespitler var.

Burcu Uğur (BU): Sırada yapmak istediğiniz neler var?

Erhan Us (EU): Sanat, fikirler olmadan boş duyusal tatminlerden ibaret olurdu. Önümüzdeki yıllarda toplum, bilinç, farkındalık, teknoloji, mantık ve felsefe üzerine çalışmalarım devam edecek.

Sıradaki çağdaş sanat sergimi gerçeklik ve algı temalı planlıyorum. Sonraki fotoğraf sergilerimin çizgisi ise farkındalık anı ve silüetler olacak.

0 yorum:

Yorum Gönder