10 Mart 2020 Salı

Zeynep Şen Dağdevİren İLE

Sanatçı Zeynep Şen Dağdeviren ile sanat yolculuğu üzerine konuştuk.

Keyifli okumalar...



1-Sanat yolculuğunuzu okurlarımız ile paylaşır mısınız?

20 senedir aktif olarak resim çalışmalarıma devam etmekteyim. Küçüklüğümde yapmış olduğum resimler aile dostumuz ressam Pertev Boyar’ın çok dikkatini çekerdi. Onun tüm evinin duvarlarını süsleyen resimlerini seyretmek büyük keyifti benim için. Fakat onunla beraber çalışmak kısmet olmadı. 2001 de Doç. Veli Sapaz ve daha sonrasında 4 yıl Güzel Sanatlar Fakülesi Resim Bölümü hocalarından Doç. Sedat Balkır’dan ders aldım. 

İlk solo sergimi 2010 yılında Bodrum Sualtı ve Arkeoloji Müzesi Haluk Elbe Sanat Galerisinde açtım. Daha sonraki solo sergilerim 2011 de İstanbul Deniz Müzesi’nde, 2012  İstanbul Atatürk Kitaplığı Sanat Galerisi’nde, 2015 de CKM Performans 1Katında, 2017 de Ful’art Kızıltoprak Sanat Galerisinde ve 6. son solo sergimi 2020 CKM Performans 1 Katında yeni gerçekleştirdim. Birçok karma sergide de eserlerim sergilenmiştir.


2- Kendi üslubunuzu nasıl tarif edersiniz?

Geometrik ve kolajı çağrıştıran bir üslubumun olduğunu söyleyebilirim. Yağlıboya tekniğini kullanmaktayım.



3- Eserlerinizde, izleyicilerinize özellikle anlattığınız bir konu, bir bakış var mı?

İstanbul’u çok seviyorum. Onun bozulması, değerlerinin örtülmesi ya da yok edilmesi bir sanatçı olarak beni çok etkiliyor ve bu duygularımı yansıtmaya özen gösteririm. Yine, bir kadın olarak figürlerimde kadınların duygularını açığa çıkarmak isterim. Genellikle yaptığım işlerde bir hikaye vardır.

4- Son kişisel serginiz “Yeni Başlangıçlar” nasıl ortaya çıktı?

Yeni Başlangıçlar, her yeni başlayan gibi beni de çok heyecanlandırır. İçinde umut, güzel beklentiler ve rutini kırma vardır. Ben de izleyicilerime bu mesajı vermek ve işlerime bu açıdan bakmalarını istedim. 

5- İzleyiciye ne anlatıyor?

Sanırım yukarıdaki açıklamalarım bu sorunun da cevabı oldu.

6- Nasıl geri bildirimler aldınız?

Doğrusu çok olumlu geri bildirimler aldım. Gerek üslubum, konularım, gerek renlerimin aydınlık oluşu ziyaretçilerimin büyük ilgisini çekti ve bu konuda güzel sohbetler yaptık.

7- İnsanlarda “anlamıyoruz” diyerek, görsel sanatlardan uzak durma eğilimi var. Sizin bu yönde bir tespitiniz var mı? Eğer varsa, bunun önüne nasıl geçilebilinir?

Evet, “ben anlamam ama” diye başlayan çok konuşmalarımız oldu. Ben de anlamak zorunda olmadıklarını, eğer bir çekim hissetmişlerse o zaman “sanat’ın” onlara değmiş olduğunu ve haz almışlar ise esas önemli olanın bu olduğunu ve bunun bir zenginlik olduğunu anlattım. Fakat ne yaparsanız yapınız, sanat ile yolları hiç kesişmeyen bir kesimin de olduğu doğrudur. Sanırım sanat ile küçük yaşlarda tanışmak, sanatsever bir çevrede büyümek ya da sanatsever dostlar arasında olmak bu sorunu çözecektir.

8- Bir sanatçı olarak, medyanın sanata yeterli alanı verdiğini düşünüyor musunuz?

Bir sanatçı olarak, yazılı basının sanatçıya destek olduğunu söyleyemem. Çoğu gazetelerde sanat sayfası yok bile. Bazı televizyon kanallarında izlediklerimizi de yeterli görmemekteyim. Ben kendi hesabıma, sosyal medyadan çok daha fazla fayda görmekteyim. Dünya sanatçılarını tanımak, işlerini görmek ve takip etmek, onlarla fikir paylaşabilmek paha biçilemez.

9-Sırada hangi projeler var?

Resim yapmak en büyük zevkim. Herşeyden önce kendim için sanatla uğraşıyorum. Ama tabii ki beğenilmek her sanatçının arzu ettiği birşeydir. Bizleri şevkle daha iyisini ortaya koymaya iter. Sergi yapmak için üretmem ama yeterince çoğalmışlarsa onları sergilemek de büyük bir heyecandır benim için.


0 yorum:

Yorum Gönderme